One Grave at a Time - Jeaniene Frost klasik kedicik kitaplarından. Eğlenceli,heyecanlı,aksiyonlu. Tabikide kedicik ve bones'un o ilk kitaplardaki tatlı sert atışmalarını kurlarını özlemiyor değiliz. evli çiftler gibi ilişkileride monoton ve sıkıcı olmuş gibi. :P gerçi "havadaki" münasebetleri pek sıkıcı değildi hani :D İşleri başlarından o kadar aşkın ki aşka vakitleri pek kalmıyor.
Kitabın yıldızı bence Ian ve gay medyum Tyler'dı. Tyler'ın bones ve Ian'a yazıldığı sahneler çok güldürdü. Ian zaten espirileriyle gerçekten süperdi. Onun kendi kitabının çıkmasını çok isterdim.
Cat'ın başında yeterince sıkıntı yokmuş gibi birde birliğin yeni darecisi madigan çıktı. Tam bir asshole olan madigan cat'i diğer kitaplardada sıkıştıracak gibi. Bones onu öldürmezse tabi :P
Kitapta çiftimiz her cadılar bayramında ete kemiğe bürünüp 3 kadına tecavüz edip onları cadı olmakla suçlayarak diri diri yakan binlerce yıl yaşında bir hayaleti durdurmaya çalışıyor. Kramer zaten ölü olduğundan onu öldürmek söz konusu değil sadece hapsedebilirler. Bu yüzden hayaleti yakalayabilmek için spade'in tanıdığı medyum tyler'dan yardım alıyorlar. tabiki işler beklenen kadar kolay olmuyor. Madigan cat'in tüm planlarını altüst edene kadar bir şansları vardı. Ama şimdi hayaletin peşine yeniden düşmek ve bu seneki hedef kadınları ondan önce bulup güvenli bir yere taşımaları gerekiyor. Hayaletin ailesi olmayan ,başından kötü olaylar geçmiş kedisi olan kadınları hedef aldığını ve bu kadınlardan birininde aslında cat olduğunu farkediyorlar. tabi cat hayaleti çekmek için kendini yem olarak kullanmak gibi bir fikre kapılıveriyor. cat ve bones bu konuda pek aynı fikirde değiller ,ama cat eskiden bones'u arkada bırakıp gittiği gibi bir hatayı yeniden tekrarlamayacak kadar dersini almış. Bir plan yapıyorlar. teoride herşey mükemmel ama pratikte işler yolunda gitmeyince cat bones'un onu bulabilmesi için hiçbir iz bıramayarak kramer'ın eline düşüyor.
Kedici kitapları beni hiçbir zaman yüzsütü bırakmamıştır. Bu da öyle oldu. harika bir kitap. Şu son alıntıyı paylaşmadan edemicem :D Ian yine :D

"“I have no idea what I’ll do after that.”
Fabian cleared his throat, which, considering he was a ghost, was as obvious as a sky-written message.
“Perhaps I might, ah, might be able to assist you with your options,” he stammered, and, though it was impossible, I could’ve sworn he blushed.
Elisabeth’s mouth dropped open, catching his meaning. Then she tilted her head in a very feminine, contemplative manner, a slow smile stretching her
lips.
“Well,” she said at last. “Perhaps you can.”
Bones turned away so that they couldn’t see his grin. “Everyone, let’s leave them to their guarding,” he said, the faintest wicked emphasis on that last
word.
“No, I want to stay and see this,” Ian protested.
Spade’s hand landed heavily on his back. “Get in the car, mate.”
Ian rose, shooting a last regretful look at Elisabeth and Fabian, who floated much closer to each other. “Only trying to enhance my repertoire with
continuing education,” he muttered.
“I’m sure it’s plenty enhanced already,” I noted dryly, accepting Bones’s hand up. “Now get it out of here.”